ATATÜRK’E DİL UZATMAK HADDİNİZE DEĞİL!

Almanya’da 1 Aralık 2019 günü bir televizyon programında, Türkiye Cumhuriyetinin kurucusu Mustafa Kemal Atatürk’ün adının “Hitler” ile beraber anılmasına ADD (Atatürkçü Düşünce Derneği) Samsun Şube Başkanı Dr. Işık Özkefeli’de sert tepki gösterdi. Bunlar asılsız ve utanç verici iftiralardır” diyen Özkefeli, “Atatürk’e dil uzatmak haddinize değil” dedi.
Almanya’da ARD TV isimli televizyon kanalında yayınlanan bir belgesel programında, Atatürk’ün Nazi diktatörü Adolf Hitler benzetmesi yapılarak sözde “katliamcı” olarak gösterilmesine karşı Avrupa ve Türkiye’de Atatürkçü Düşünce Dernekleri Birliği tarafından yayımlanan bildiriler de, bu tür ithamlara karşı “gerçekçi ve mantıklı” olunması uyarısında bulunuluyor.
ASILSIZ VE UTANÇ VERİCİ İFTİRALAR
Atatürkçü Düşünce Derneği Samsun Şube Başkanı Dr. Işık Özkefeli’de, Almanya’nın devlet televizyonunun Atatürk’e saldırısının manidar olduğunu belirtti. ARD televizyonu, yayınladığı belgeselde, ‘Atatürk’ün Almanya’dan satın alınan zehirli gazı Dersim’de Alevilere karşı kullandığı’ ve “Atatürk’ün Nazi Almanyası’yla birlikte çalıştığı” iddialarının asılsız ve utanç verici iftiralar olduğunu kaydetti.
ALMAN BİLİM İNSANLARINA SAHİP ÇIKILDI
Özkefeli, “Atatürk ve Cumhuriyet Türkiye’si 2.Dünya Savaşı sırasında Alman bilim adamlarını, aydınlarını ülkesinde barındırarak özgür ve refah içinde bir yaşam sürmelerine vesile olduğunu; Bahsi geçen aydınlar ve nicelerinin, Nazi Almanyası’nın işkence, baskı, zulüm ve ölüm tehdidinden kurtularak, aydın fikirlerini Türkiye Cumhuriyeti’nde yeşerttiğini söyledi. O dönemin Türkiye Cumhuriyetinin özgürlük, eşitlik ve kardeşlik fikrini temel ilke edinmiş bir yapıda olduğunu savunan Özkefeli, “Cumhuriyet hukuka olan inancıyla birlikte güçler ayrılığı ile hümanist ve aydınlanmış bir devlet fikri ile bağnazlığa, gericiliğe ve feodal sisteme son vermiştir. Farklı ırklara, dinlere saldırı Atatürk Cumhuriyeti’nin politikası asla değildir” dedi.
ADD Samsun Şube Başkanı Dr. Işık Özkefeli açıklamalarını şu sözlerle sürdürdü:
Söz konusu dönemde yabancı
istihbarat elemanları Anadolu da kol gezmektedir. Hiçbir istihbarat raporunda
ARD kanalının iddialarına dair bir belge yayınlanmamıştır. Tarih literatüründe
böyle bir kayıt yer almamaktadır. Dersim olaylarında gaz kullanıldığına dair
bir belge, rapor yoktur. ARD televizyonunun uydurmasıdır. Bugüne kadar böyle
bir iddia yokken bugün ortaya atılması üzerinde düşünülmelidir. Bu sözde
belgeyi (!) Almanya’ya servis edenler de iddiayı ortaya atanlar kadar
onursuzdur.
Bunlar biliyorlar ki
Ortadoğu’da tek laik ve ulus devlet olan Türkiye’nin Atatürk ile bağları
koparılabilirse, bir şekilde bulunduğu bölgenin de kontrolü denetimleri altına
alınmış olacaktır. Atatürk’e,
Cumhuriyet’e saldırıların asıl amacı budur.
Türkiye 21’inci yüzyılda
emperyalist devletlerin tek ve ortak hedefi haline dönüşmüştür. Bu nedenle
geçmişte gösterdikleri çabadan çok daha yoğun ve sinsi bir saldırı ile
Atatürk’ü ortadan kaldırma planları yaptıklarını Cumhuriyet Devrimleri’ni
aşındırmak istemektedirler.
Ulus devlete karşı küresel
güçler tarafından açılan ve karşı devrimci işbirlikçiler tarafından hayata
geçirilen mücadelede amaç, ulus devletimizi, Atatürk’ü yok edip çok kimlikli,
çok dinli, çok ırklı, Ilımlı İslam modeli ile kökten dinciliği dönüştürme
projesini uygulamaya koymaktır.
Atatürk’e saldırı,
Emperyalist devletlerin Türkiye’yi parçalamaya yönelik planlarının bir
parçasıdır.
UNESCO’nun doğumunun 100.yılını, yani 1981’i “Atatürk
Yılı” ilan ettiği gerçeği ortada iken, Alman televizyonunun yaptığı tam bir
algı operasyonudur.
Bu
çarpıtma; “Tarih yazanların yapanlara sadık kalmaları” gereğine
dikkat çeken Atatürk’ün haklılığı ortaya koymaktadır.
Atatürk’e dil uzatmak bütün Türk halkına dil
uzatmaktır.
Cumhuriyet’i ilan eden, her seferinde seçilerek
Cumhurbaşkanlığı makamına oturan, Ortadoğu ve Balkanlara barış getiren Atatürk
ile parlamentosunu feshederek, führerliğini ilan eden soykırımcı Adolf
Hitler’in isimlerinin aynı cümlede kullanılması dahi büyük bir saygısızlıktır.
ADD Genel
Yönetim Kurulu ve tüm yurda yayılmış şubeleri olarak Alman televizyonunun
çirkin benzetmesini ve provokasyonunu şiddetle kınıyoruz.
Ahmet Naci KILAVUZ

