HaberCarsamba.net Çarşamba haberleri, samsun haberleri, samsun çarşamba son dakika haberleri

Çarşamba Kültür ve Sanat Evi Faaliyete Geçti

Samsun’un Çarşamba ilçesinde açılan Çarşamba Kültür ve Sanat Evi faaliyete başlarken Başkan Namık Köni, misyonları ve hedefleri hakkında açıklamalarda bulundu.

Misyonları ve yapacakları çalışmalar ile alakalı olarak açıklama yapan Çarşamba Kültür ve Sanat Evi Başkanı Namık Köni, “Çarşamba büyük bir ilçe. Birçok ilden daha büyük bir ilçe. Yaklaşık olarak 160 bin nüfusu var. Fakat şu ana kadar kültür ve sanatla ilgili Çarşamba’yı anlatacak bir dernek yoktu. Bu boşluğu uzun süredir görüyorduk. Neler yapabileceğimiz konusunda aramızda ciddi tartışmalar sonunda artık vaktinin gelip geçmekte olduğunu gördük ve anladık. Şöyle düşünmek gerekiyor: Çarşamba’nın kültür ve sanata bakışı ya da kültürle sanatın birlikte oluşu çok eski tarihlere dayanıyor. Aslında mitolojik bir kavramı vardır; İris. İris, Çarşamba’nın ortasından akan ırmağın, Yeşilırmak’ın tarihteki mitolojik ismidir. Dolayısıyla kültürü bu kadar eski olan bir ilçedeyiz. Ve zaman su gibi akıp geçiyor. Bizi iki yakalı hale getiren ırmağın coşkusu gibi zaman da su gibi akıp geçiyor. Zamanın su gibi akıp geçmesinin bize sağladığı avantaj ya da dezavantajları tartışırsak bu sohbet, bu konuşma bitmez. Ama zamana karşı bizim bir sorumluluğumuz olduğunun bilincindeydik. Çünkü burada kültür ve sanata yakın, iç içe olan birçok arkadaşımız, eşimiz, dostumuz; büyüğümüz ya da küçüğümüz, sevgili dostlarımız var. Bu arkadaşların temelde Çarşamba’ya karşı olan sorumlulukları sadece bildiklerini beyinlerinin içerisinde depolayıp tutmak değil, aynı zamanda bunu bir tartışma, bir paylaşma ve paylaşarak büyütme olgusu da var. Bunu anlatmak, bunu güzelleştirmek ve yüceltmek istedik. Ve şöyle düşündük; aslında işin mottosu şudur: Biz karanlık bir kuyuda bir mum yaktık ve bu mumla birlikte mumları alevlendirmek, mumun aydınlığını yükseltmek gibi bir amacımız var. Yani gelecek günler, günümüz ışıklar içerisinde dolsun, aydınlansın, gülen yüzlü çocuklarımız olsun. Okumakla ilgili sıkıntısı olan, okumayı çok isteyip de arzu edip de onu bir türlü elde edememiş, eğitimdeki eşit fırsatı yakalayamamış çocuklara da bir ders vermek, onların eksik oldukları konuda onların ihtiyaçlarını karşılamak ve tarihi, sanatı, kültürü kendi içerisinde benimsemiş, onu özüne oturtturmuş olan arkadaşlarımıza da uygulanma alanı yaratmak, uygularken insanlara, çocuklara faydalarını görmek, onlar ile bunu paylaşmak, onlara bilgilerini, tecrübelerini aktarıp onların da bu bilgiyle, tecrübeyle yoğrulmasını sağlamak gibi düşüncelerimiz var. Ya da şöyle de diyebiliriz: Aşırı sıcağın ortasında denizin gelgitleriyle kayaya vurmuş ya da kıyıya vurmuş deniz yıldızlarının aşırı sıcağın karşısında ölmek üzereyken oradan geçen bir balıkçının o deniz yıldızını, milyonlarca tane deniz yıldızının içerisinden bir tanesini denize fırlatıp onu yaşama geri döndürmek gibi bir mottosu var bunun. Yani böyle baktığımızda hayata biz borçlu olduğumuzu hissediyoruz. İlçemize borçluyuz, memleketimize borçluyuz, ülkemize borçluyuz. Neden borçluyuz? Hayat sadece tekil insanların kendilerini kurtarmak ya da hayata tutunmalarını sağlamak değil. Elimizde fırsatımız var iken bir başkasını da bu hayata tutundurabiliyorsak bu bizim için başarı sayılır. Eğitim almış fakat eğitimde eksik kalmış çocuklarımızın eğitimde eksik kaldıkları kısımlarını biz tamamlamak, tamamlatmak gibi bir niyetimiz var. Öncelikle matematik, İngilizce ya da bir Türkçe gibi düşünün. İşte çok fazla dersliğimiz olmayacak ama 10 kişilik gruplar halinde bazı derslerde onlara haftanın belirli günleri birkaç saat de olsa ders verip onları biraz daha bilgilendirmek ya da eksik oldukları konuda aydınlatabilmek gibi bir sorumluluğa sahibiz” şeklinde konuştu.

Verecekleri kurslarla alakalı olarak da bilgi veren Köni sözlerini şu şekilde sürdürdü:

“Bir 8 ila 10-12 yaş gruplarına drama, tiyatro, halk oyunları yani efe, zeybek gibi dansları bu konuyla ilgili de bu dersleri verebilecek öğretmen, hoca arkadaşımız da hazır. Sadece bizim faaliyetlerimizin tam anlamıyla hayata geçmesini bekliyor. Tiyatro dediğinizde evet, Çarşamba’da bir üniversite var ve tahmin ediyorum ki bu üniversite 8 bin öğrencili bir üniversite. Belki de daha fazla da olabilir bu sayı. Bu öğrenci potansiyelinin içerisinde sinema eğitimi alan, iletişim eğitimi alan, gazetecilik eğitimi alan bölümler de var. Dolayısıyla o arkadaşların da kendi grupları içerisinde burada seminer vermelerini, bilgilerini paylaşmalarını ya da hazırladıkları bir projeyi küçük ölçekli bir sunumunu da burada gerçekleştirmelerine fırsat vereceğiz.

Onun dışında içimizde tiyatroyu profesyonel yapmış, tiyatro konusunda yazarlık kısmını üstlenmiş, tiyatro kısmında yönetmenliğini halen daha yapan diğer arkadaşlarımız da var. Bunlar da bu oyunlarını ya da diğer oyunları sahneleyip Çarşamba halkına sunmak, onları tiyatro sevgisini arttırmak gibi düşüncelerimiz var. Müzikle ilgili de yine Çarşamba’mızın bildiği, halkının bildiği, tanıdığı arkadaş gruplarımızla kısmen gitar, saz ve biraz da nota gibi dersleri de verecekler.”

İnsanlara kültürel anlamda dokunmak istediklerini söyleyen Köni, “Burada sadece üç kişinin, beş kişinin ya da 15 kişinin bir araya gelip bu işi yüklenerek büyütmek gibi bir sorumluluğu yok. Burada bu taşın altına bu memleketin her insanının elini sokması gerekiyor. Çünkü hepimizin, diğer insanların, diğer arkadaşlarımızın da böyle bir sorumlulukları var. Herkes bu elini taşın altına elini sokarsa bu işi çok yüceltiriz, çok güzelleştiririz. O kadar güzelleştiririz ki evine gittiğinde o beyefendi ya da o kadın arkadaşımız çoluk çocuğunun karşısında kendini çok mutlu hissedecek. Kapısını açıp sokağa çıktığında ona “merhaba” diyen, gülümseyen bir genci gördüğünde güller açacak yüzünde. Böyle bakmak lazım. Böyle baktığımızda çok da anlamlı bir iş olduğunu görecek.

Biz bir kitabevi ya da bir kırtasiye değiliz. Sonuç itibarıyla 2 bin 500 ila 3bin adetlik bir kütüphanemiz, kitabı olan bir kütüphanemiz olacak. Bu kütüphaneyle ilgili de bir bağışçımız kütüphanenin materyallerini yaptırdı ve bize armağan etti. Ayrıca bunu tam anlamıyla anlamlı hale getirebilmek için de 2 bin 500 adetlik kitap bağışında bulundu. Yine bu sevgili arkadaşımız, abimiz Çarşamba’ya ait, Çarşamba’nın tarihini ve sanatını iyi bilen, yıllarca tarih ve sanat üzerine çalışmaları olmuş bir beyefendinin hediyesi olarak aldık. Kütüphanemizdeki kitaplardan edebiyat, politika, ekonomi, tarih gibi konularda ihtiyacı olan arkadaşlarımız gelip burada bu konuları araştırıp kendi istediklerinde o kitaba 3-5 gün, bir haftalık süreyle sahip olup yeniden geriye iade edip bir başka arkadaşının kullanmasını sağlamak amaçlı böyle bir çalışma olacak. Bunun dışında ücretsiz ve sınırsız internetimiz olacak. Oradaki masaları ve bilgisayarları kullanarak çalışmalarını tamamlayacaklar. Güncel hayatla ilgili bilgilendirme ve bilgilerini aktaracaklar. Yine arzu ettiklerinde ihtiyaçlarıdır çünkü biliriz, soğuk içeceklerini içip, sıcak Nescafe’lerini alıp ya da işte 2-3 bardak çaylarını içip burada günlerinden 2-3 saatlik zamanlarını rahatlıkla geçirecek şekilde düzenliyoruz. Onların buraya adaptasyonlarını sağlamak amaçlı elimizden gelen her şeyi onlara imkan olarak sunacağız. Bununla ilgili üniversiteli arkadaşlarımız bize gelmeye başladılar. Konuları konuşuyoruz, birlikte tartışıyoruz. Neler yapabileceklerimizi karşılıklı görüş alışverişiyle sonuçlandırmaya çalışıyoruz. Yani tam anlamıyla söyleyebildiğim şey şu mudur diye sorarsanız, “Yani bu bir sosyal sorumluluk projesi midir?” Yani tam olarak onu söyleyebilmek için ciddi anlamda desteğe ihtiyacımız var. Eğer bu desteği alabilirsek alabilirsek sosyal sorumluluk projesi gözüyle de bakabilirsiniz” diyerek sözlerini sonlandırdı.

HABER: MEHMET EMİN COŞKUNDERE

BU KONUYU SOSYAL MEDYA HESAPLARINDA PAYLAŞ
ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ

Samsun Son Dakika Samsun Haber Mobil Sohbet